Anasayfa | Eczanelerimiz | İletişim-Künye | Resmi Kurum telefonları | Haber Ara | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Takvim

TARİHİN TAVAN ARASINDAN TOPLADIĞIM KIRINTILARDAN BİR DEMET

Adnan Güllü

Adnan Güllü

Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 3409
Tarih  Tarih : 22 Ekim 2013 10:35
 

TARİHİN TAVAN ARASINDAN TOPLADIĞIM KIRINTILARDAN BİR DEMET

Tarihten gelen bazı olaylar vardır ki günümüzde deyim gibi dilimize yerleşmiş olup ve bizlerde işin aslını bilmeden kullanıp dururuz. İşte onlardan bir kaçı: 

FESİN İÇİNDEKİ KAFA KÂĞIDI

Osmanlı Devleti uyruklarına verilen 24X35 cm boyutlarında tek yaprak kimlik belgeleri, 1863’te yapılan tahrir-i nüfus ( genel nüfus sayımı) sonrasında verilmeye başlandı. Halk arasında nüfus tezkeresi, nüfus kağıdı denen bu belgenin ön yüzünde, bezemeli bir çerçeve içinde matbu olarak üstte padişahın tuğrası ve “Devlet-i Aliyye –i Osmaniye tezkeresidir” başlığı, alt sol köşede Nezaret-i Umur-ı Dâhiliye “(İçişleri Bakanlığı) mührü vardır. Tezkirede, kişinin ismi ve şöhreti, baba ana adları, doğum yeri, tarihi, dini, mesleği, evli olup olmadığı, boyu, göz rengi, nüfus kütüğü, Osmanlı uyruğu  olduğuna ilişkin kayıtla, 1 kuruşluk pul, mühür ve tarih, arka sayfada ise diğer bolümler vardır.

Tezkirelere kafa kağıdı denilmesinin sebebi, erkeklerin bu belgeyi sekize katlayıp feslerinin içinde ki kesede taşımalarındandı. Böylece Osmanlının simgesi olan fesle, uyrukluk belgesi tezkire daima bir arada bulundurulur. Kontrollerde “Kafa kağıdını çıkar” dendiğinde, tezkire göstermeyen karakola götürülürdü. İşte “kafa kâğıdın ne?” Sorusunun hikâyesi bu. 

KAYMAKAM

VEKÂLETEN YÖNETİCİ

“Kaim-i makam” (makamda duran), yetkileri üstlenen vekil demektir. Osmanlı Devleti’nde, sadrazam sefere gittiğinde, dönüşüne kadar payitaht İstanbul’da sadaret kaymakamı unvanıyla bir vezir kendisine vekâlet ederdi. Aynı sırada padişahta Edirne’de ise bir başka vezir sadrazamın ikinci vekili olarak ve rikâp kaymakamı unvanıyla padişahın yanında bulunur; payitahttakine İstanbul kaymakamı denilirdi. Tanzimat döneminde, taşra yönetiminde düzenlemeler gidilirken vilayet ve sancakların, kaza denen bölgeleri, konumlarına göre kaza kaymakamlığı ve nahiye müdürlüğü olarak teşkilatlandığında, kazayı vilayet valisinin vekili sıfatıyla yöneten mülkiye amirlerine kaymakam dendiği gibi, orduda da binbaşılıkla miralay(albay) arasında ki rütbeye de kaymakam denilirdi.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında bir ara, vali karşılığı(İlbay), kaymakam yerine (İlçebay), sözcükleri benimsendi. Ancak bunlar ve şarbay(belediye başkanı), saylav(milletvekili), Kamutay (Büyük Millet Meclisi), gibi daha birçok Türkçe karşılık yasallaşamadı. Askeri rütbe kaymakam yerine ise yarbay öngörüldü.

Sonuç: Günümüzde de il ve ilçe yöneticilerimiz Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre ama Osmanlı Devleti’nden kalma vali, kaymakam sanlarıyla görev yapıyorlar.  

Adnan GÜLLÜ

Tarih Araştırmacısı

 
Bu haberi paylaş: Google Favorilerime Ekle Google Facebook'a GönderFacebook Yahoo'ya EkleYahoo Digg'e EkleDigg Del.icio.us'a EkleDel.icio.us
 
Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

 

Adnan Güllü Adnan Güllü
WASHİNGTON ANITI ve OSMANLININ HEDİYESİ

Tarihçi

Zafer Eren Zafer Eren
KIRMIZI VE GRİ

DÜZ AYNA

A.İhsan Kuyumcu A.İhsan Kuyumcu
YOL AYRIMI

Şair-Yazar-Ressam

Mustafa Eşlik Mustafa Eşlik
YÖNETİCİLİK, LİDERLİK VE DUYGUSAL ZEKA

Yazar

Mahir Başpınar Mahir Başpınar
CÜCÜK TEPE (!)

Şair-Yazar

Hanifi Kara Hanifi Kara
EFENDİLER EFENDİSİ'NE

Eğitimci, Şâir ve Yazar

Sait Çolakoğlu Sait Çolakoğlu
ANAMIZ

Şair

Ömer Çay Ömer Çay
SEFA GELDİN RAMAZAN

Şair

Bilal Ay Bilal Ay
SUÇ KİMİN?

Ziyaretçi Defteri

OKU

YAZ

Gazetemiz

Önceki Gazeteler İçin Tıklayınız

Elbistan'da Hava


RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
bizimelbistangazetesi.Com © 2007-2019 Tüm Hakları Saklıdır.Kardeş Site www.bizimogretmenler.com Düzenleme: Kosker - www.bizimogretmenler.com