Anasayfa | Eczanelerimiz | İletişim-Künye | Resmi Kurum telefonları | Haber Ara | Sitene Ekle | RSS Kaynağı

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Takvim

BİR EFSANENİN DOĞUŞU FENERBAHÇE

Adnan Güllü

Adnan Güllü

Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 4282
Tarih  Tarih : 19 Kasım 2013 10:42
 

BİR EFSANENİN DOĞUŞU FENERBAHÇE

FENERBAHÇE’NİN 1907’DE Kİ KURULUŞ HİKÂYESİ

            “Modalı üç arkadasın öncülüğünde kurulan Fenerbahçe, ismini aynı adla anılan semtten, renklerini ise sarı- beyaz papatyalardan almıştı. Sarı- lacivert renkler 1909-1910 sezonunda kabul edildi ve amblem bugün ki halini aldı. “

            Elbistan’da “FENERBAHÇE DERNEĞİ”nin kurulduğunu duydum.  Güzel bir oluşum, temennim diğer büyük kulüp taraftarlarının da kendi derneklerini kurmalarıdır. Bende bir tarihçi olarak Fenerbahçe’nin kuruluş hikâyesini kaleme alarak hatırlatmak istedim. 

            Bugün Şükrü Saraçoğlu Stadı’nın yükseldiği Papazın Çayırı’nda, yabancı takımlar arasında yapılan bir maçı seyretmişler, evlerine, Moda’ya doğru yürüyorlardı. 1907 yılının baharında o akşamüstü, üç arkadaşın zihni de aynı düşünce kurcalıyordu. “Neden biz bir takım kurup onların karşısına çıkmayalım”

            Bu üç Kadıköylü genç, kulübün ilk kurucuları olan Nurizade Ziya (Songülen)Bey, Ayetullah Bey ve Necip (Okaner) Bey’di. Bahriyeli Necip Bey’in Moda Beşbıyık Sokağı’nda ki 3 numaralı evine ulaştıklarında hava kararmıştı. Salonda ki geniş masanın çevresine oturmuşlar, hiç vakit geçirmeden konuya girmişlerdi. En önemli sorun paraydı. Mekteb-i Bahriye öğrencisi Necip Bey ile Osmanlı Bankası memurlarından Ayetullah Bey’in parasal durumları, yapılması zorunlu harcamalar için elverişli değildi. Nurizade Ziya, arkadaşlarının gönüllerine su serpen cümleyi söyleyiverdi. “Para işini bana bırakın… Ben o işi hallederim” anne ve baba tarafından zengin ailelerinin torunuydu Nurizade Ziya. Böylelikle en önemli engel aşılmış oluyordu.

            İş artık kuracakları takıma verecekleri isme gelmişti. Ortalığı derin bir sessizlik kapladı. Hepsi kendince bir isim arıyordu. O sırada masa başında ki yerinden kalkan Ayetullah Bey, salon penceresinin önüne kadar gelmişti. Tam karşısında uzanan Fenerbahçe Burnu’nun üzerinde ki mehtap, ışıklarını cömertçe denize saçmaktaydı. Dilin ucunda ki fener ise, dönen ışıklarıyla bu güzelliğe katkıda bulunuyordu.

             “Şu güzelliğe bakın” dedi Ayetullah Bey, O an, sanki üçü de aynı şeyi düşünüyormuşçasına birbirine baktı ve ağızlarından şu isim dökülüverdi. “FENERBAHÇE”

 “Peki ya renkler…” diye söze girdi Ayetullah Bey, Nurizade Ziya atıldı ”Bu mevsimde Fenerbahçe papatyalarla doludur. Forma renkleride papatyanın sarı beyazı olsun.

            “Oysaki Fenerbahçe’nin lacivert gökyüzü ve denize yansıyan altın sarısı mehtap muhteşem gözüküyordu ve Ayetullah Bey’in gönlünde ki renkler de oydu. Ama bütün masrafları üstlendiği gibi, formaları da diğer malzemeleri de yaptıracak olan Ziya Bey’i de kırmamak gerekti ve sarı beyaz renklerde karar kılındı. Ayetullah Bey’in renk özlemi ancak üç yıl sonra gerçekleşecek, takımın renkleri 1909- 1910 sezonuyla birlikte sarı- lacivert olacaktı.

            Varılan son kararda, Saint – Joseph mezunu mühendis Nurizade Ziya’ya kulübün kurucu başkanlık şerefi Osmanlı Bankası memurlarından Ayetullah Bey’e katiplik, edebiyatçı Sami Paşazade Sezai Bey’in yeğeni bahriyeli Necip Bey’e de kaptanlık ve veznedarlık görevi veriliyordu.

            Ertesi gün, Beyoğlu’nda ki Baker mağazasından takımın forma, şort, ayakkabı, top, pompa siparişleri verilmiş ve sonra da Galata’ya inilerek bir matbaaya, sol üst köşesinde “Fenerbahçe Futbol Kulübü” yazısı ve ışık saçan Fenerbahçe feneri resmi bulunan zarflar, kağıtlar ısmarlanmıştı. Daha sonra Ziya Bey arkadaşlarını öğle yemeğine davet etmiş, Sirkeci Garı’nda ki dönemin ünlü mekânlarından Gar Lokantası’na gitmişlerdi.

            İçeri girdiklerinde, İstanbul Futbol Ligi’nin kurucusu James Lafontaine  ile karşılaşmışlar, bu tesadüfü, kurdukları kulübün kısmetine bir işaret saymışlardı. Ziya Bey, doğruca Lafontaine ‘in masasına giderek müjdeli haberi vermiş, Fenerbahçe’yi kurduklarını ve İstanbul Futbol Ligi’ne katılmak istediklerini söylemişti. Ünlü futbol adamı bu habere içten sevinç göstermişti. Hemen lig heyetine yazılı başvurada bulunmalarını istemiş, sonra kadehini hem Nurizade Ziya Bey’e hem de yan masada ki Ayetullah ve Necip beylere kaldırarak yüksek sesle konuşmuştu: “Fenerbahçe takımına İstanbul Lig’ine hoş geldiniz diyorum… Fenerbahçe’nin uzun ömürlü ve başarılı olmasını diliyorum.”

FENERBAHÇE EFSANESİ DOĞMUŞTU.

 

Adnan GÜLLÜ

Tarih Araştırmacısı

 

 
Bu haberi paylaş: Google Favorilerime Ekle Google Facebook'a GönderFacebook Yahoo'ya EkleYahoo Digg'e EkleDigg Del.icio.us'a EkleDel.icio.us
 
Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

 

Adnan Güllü Adnan Güllü
WASHİNGTON ANITI ve OSMANLININ HEDİYESİ

Tarihçi

Zafer Eren Zafer Eren
KIRMIZI VE GRİ

DÜZ AYNA

A.İhsan Kuyumcu A.İhsan Kuyumcu
YOL AYRIMI

Şair-Yazar-Ressam

Mustafa Eşlik Mustafa Eşlik
YÖNETİCİLİK, LİDERLİK VE DUYGUSAL ZEKA

Yazar

Mahir Başpınar Mahir Başpınar
CÜCÜK TEPE (!)

Şair-Yazar

Hanifi Kara Hanifi Kara
EFENDİLER EFENDİSİ'NE

Eğitimci, Şâir ve Yazar

Sait Çolakoğlu Sait Çolakoğlu
ANAMIZ

Şair

Ömer Çay Ömer Çay
SEFA GELDİN RAMAZAN

Şair

Bilal Ay Bilal Ay
SUÇ KİMİN?

Ziyaretçi Defteri

OKU

YAZ

Gazetemiz

Önceki Gazeteler İçin Tıklayınız

Elbistan'da Hava


RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
bizimelbistangazetesi.Com © 2007-2019 Tüm Hakları Saklıdır.Kardeş Site www.bizimogretmenler.com Düzenleme: Kosker - www.bizimogretmenler.com